0-3 YAŞ KRİTİK-HASSAS DÖNEM GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Çocukluk çağı boyunca şüphesiz her dönem farklı kazanımlar için önemlidir. Fakat öyle bir dönem var ki tüm yaşamımızda davranışlarımızın, sosyal ilişkilerimizin ve hatta ilgilerimizin şekillenmesinde çok büyük payı vardır. Evet o dönem 0-3 yaş arası hassas-kritik dönemdir. Yazım da sizlere biraz bu dönemden bahsedeceğim.
Kritik dönem bebeğin doğumu ile başlayıp kesin bir sınırı olmamakla birlikte 3 yaşa kadar devam eder. Bu dönem şüphesiz ilgimizi çeken ilk şey bebeğin anne ile bağlanmasıdır. Çünkü yapılan araştırmalara göre bebeğin anne ile bağlanması gelecek yıllarda ve yetişkinlik döneminde diğer insanlarla kurduğu sosyal ilişkiyi doğrudan etkiliyor. Bebek ve annenin 4 farklı bağlanma stili vardır; güvenli bağlanma, kaçıngan bağlanma, dağınık bağlanma ve kaygılı bağlanma. İsimlerden de anlaşılacağı üzere bu stillerden yalnızca bir tanesi doğru stildir. Farklı stillerde bağlanan çocukların yetişkinlikteki davranış özelliklerini başka bir yazımda detaylıca açıklayacağım.
Şimdi gelelim bu dönemi hassas yapan asıl mevzuya. 0-3 yaş arası beyin gelişimi çok hızlıdır. Bu hız ile anlatmak istediğim beyin hücrelerindeki hızlı artıştır. Yaşamın ilk 2 yılı nöron adı verilen beyin hücrelerinin arsında ki bağlantı noktaları olan sinapsların oluşumunun çok hızlı olduğu bir dönemdir. Peki ne işe yarar bu sinaps? Sinaps iki sinir hücresinin bağlantısını sağlar. Yani bebeğiniz de ne kadar çok sinaps gelişirse sinir hücreleri arasındaki bağlantı ve iletim hızı o kadar kuvvetli olur.
Sinaps gelişimini nasıl destekleyeceğimize gelirsek, bebeğinizle kuracağınız her türlü olumlu etkileşim sinaps gelişimini iyi yönde ilerletecektir. Bu etkileşimlerden bahsedecek olursak ilk başta bebeğinizin fiziksel ihtiyaçlarının yerine getirilmesi olacaktır. Acıktığında karnının doyurulması, altını ıslattığında temizlenmesi ve uykusu geldiğinde uyutulması gibi. Temel ihtiyaçları halletmeden diğerlerine odaklanmak zordur.
Sonrasında bebeğinizle güvenli bağlanma ve duygusal olarak doyuma ulaşmasında yardımcı olma, ikinci sırada gelir. Bebeğinizle konuşma, farklı yüz ifadelerini kullanma, ağladığında şefkat ile sakinleştirme duygusal doyuma örnek olmakla birlikte güvenli bağlanmayı kolaylaştırır.
Daha sonra bebeğinizin ilgi, keşif ve oyun ihtiyacı gelir. Bunlar içinde blok oyuncaklar, farklı yüzeylerde kumaş parçaları, farklı dokularda sert yüzeyler, sıcak soğuk ayrımı yapabilmesi için buz blokları, farlı ses ve renkleri fark etmesi için çeşitli materyaller olabilir. Bunlar hazır oyuncaklar olmak zorunda değildir, evdeki malzemeler ile de gayet bu tarz materyalleri temin edebilirsiniz.
Yukarıda bahsettiğimiz olumlu deneyim ve etkileşimlere ne kadar çok önem verirseniz beyin hücreleri arasındaki bağlar o kadar güçlenecektir. Bu da gelecek yaşlarda daha güçlü zihinsel aktiviteler yapabilen bir çocuk ve yetişkin demektir. Güçlü bir zihin bebeğinizin gelecekte olumlu benlik algısı geliştirmesinde yardımcı olacaktır. Kısacası beyin gelişiminin bu denli hızlı olduğu bir dönemi ne kadar verimli geçirirseniz, bebeğiniz gelecek yaşamında bir çok alanda o denli güçlü ve hayata hazır bir birey olacaktır.
Yorumlar
Yorum Gönder